Merkez’in şişirme rezervi yatırımcıyı tedirgin etti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını almasıyla önceki gün 5.71 seviyesine kadar inen dolar/ TL kuru, İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinin kısa vadeli borçla artırıldığına dair haberiyle dün 5.85 seviyesini aştı. Kurdaki günlük artış yüzde 2’yi bulurken, TL son 6 ayın en düşük seviyesine geriledi. 12 Nisan itibarıyla TCMB’nin net döviz rezervi 28.4 milyar dolar olurken, bunun 12.7 milyar doları yerel bankalarla son dönemde yapılan döviz takası (swap) işlemlerinden oluştu. Swap işlemlerinden gelen ve kısa vadeli borç anlamına gelen kısım çıkarıldığında TCMB’nin zaten düşük olan net döviz rezervinin 15.7 milyar dolar seviyesine gerilediği görülüyor. FT, TCMB’nin kısa vadeli borçlanma yoluyla dolar rezervlerini artırmasının, yeni bir kur şoku karşısında TL’nin değerini korumak için yeterli adım atıp atamayacağı konusunda yatırımcı ve analistlerin şüphe duymasına yol açtığını yazdı. TCMB’nin konuya dair FT’nin sorusuna verdiği yazılı yanıtta “ilk kez döviz rezervlerinin swap işlemlerinden etkilenmiş olabileceğini” ifade ettiği, ancak “bu işlemlerin tamamen uluslararası normlara uygun bir şekilde yapıldığını da vurguladığı” aktarıldı. Gazeteye konuşan ve adını vermek istemeyen eski bir üst düzey TCMB yöneticisi, “Rezerve eklenen bu kaynakların kazanılmayıp borç alınan paralar olduğunu” ve “bu yöntemin Merkez Bankası rezervlerini artırmanın geleneksel bir yolu olmadığını” söyledi.

26 kat artış

FT’nin haberinden öne çıkan diğer değerlendirmeler şöyle: Bloomberg verilerinden TCMB bilançosuna göre, 1 Ocak-25 Mart döneminde borçlanma 500 milyon doları aşmazken, 8 Nisan’da bu miktar 26’ya katlanarak 13 milyar dolara tırmandı. TCMB bu kaynağı, Türkiye’de yerleşik bulunanların paralarını artan bir oranda döviz mevduatlarına yatırması sonrasında Türk bankalarından borç alarak oluşturdu. BlueBay Varlık Yönetimi’nin gelişmekte olan pazarlar stratejisti Tim Ash, “Kapalı kapılar ardında olanlara dair genel bir rahatsızlık var” yorumunda bulundu. TCMB’nin bu hamlesi, bankanın yerel seçimler öncesi TL’nin değerini yüksek tutmak için rezervlerini tükettiğine dair endişeleri artırdı. TCMB bununla ilgili yorum yapmayı reddetti. Türkiye’nin 12 ayda 177 milyar dolar dış borç ödemesi gerekiyor. Tim Ash, “İster net rezerve bakalım ister brüt rezerve, sonuçta yeterli rezerve sahip olmadıkları görülüyor. Piyasadaki herkes Türkiye’nin TL’yi etkili ve sürdürülebilir bir şekilde korumak için yeterli rezervi kalmadığını biliyor” dedi.

Kur operasyonu tutmadı

ABD ile ilişkilerde tırmanan S-400 gerilimi ve seçim öncesinde siyasi talimatla bankaların kredi musluklarının açılması nedeniyle zaten baskı altında olan Türk Lirası, son dönemde TCMB döviz rezervlerinin şoklara karşı yetersiz kaldığına yönelik verilerle de değer kaybediyor. TCMB’nin net döviz rezervinin 1 Mart-22 Mart döneminde 35.2 milyar dolardan 26.1 milyar dolara düşmesi ve seçim öncesinde kuru düşük tutmak için TCMB rezevlerinin kullanıldığına dair iddalarla dolar/TL 22 Mart’ta 5.84’e yükselmişti. Bu gelişmenin ardından siyasi talimatla bankalar yabancılara Londra swap (takas) piyasasında TL vermemiş, bu şekilde kurda yeni bir artış önlenmeye çalışılmıştı. Bir önlem de, TCMB bünyesindeki döviz karşılığı TL swap (takas) piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap satışı sınırı yüzde 10’dan kademeli olarak yüzde 40’a çıkarılmıştı. Bu sayede net rezervler artırıldı ancak bu gelişme yine rezerv kaygılarını tetikleyerek dolar/TL kurunu 5.84’ün de üzerine fırlattı.

Döviz mevduatı azaldı

Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı altı ay kesintisiz her hafta arttıktan sonra yerel seçimi takip eden ikinci haftada da düşüş gösterdi. TCMB verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları 12 Nisan ile biten haftada yaklaşık 543.5 milyon dolar azalışla tarihi zirveden 181.33 milyar dolara geriledi. Bu rakamın 108.67 milyar doları bireysellere 72.66 milyar doları kurumlara ait bulunuyor. 5 Ekim 2018 haftasında 89.8 milyar dolar olan bireysellerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları aralıksız artış yaşandığı 6 aylık dönemde yaklaşık 19.5 milyar dolar yükseldi. TL’nin değer kaybedeceğine dair genel beklenti ve TL mevduat faizlerinin siyasi baskıyla enflasyonun altında tutulması, yurttaşları ve şirketleri tasarruflarını dövizde tutmaya yönlendiriyor.